7 Şubat 2009 Cumartesi
Resmim
27 Ocak 2009 Salı
İnternette Bilgi Kirliliği
Güvendiğimiz sitelerden bilgi almamız lazım. Öncelikle bir ödev araştırması yapıyorsanız yolunuz ilk olarak vikipedi den geçsin. Aradığınız konu orada yoksa konu başlığında uzman olduğunu bildiğiniz kurumların sitlerini ziyaret etmelisiniz. TÜBİTAK gibi. Yok, orada olmadı, o zaman Google’a soralım. Google’a sorarken de dikkat etmeliyiz. Çünkü Google kelimelerin anlamlarına göre arama yapmaz. Örneğin “çay” diye arama yaptınız ama siz akarsu olan çayı arıyorsunuz. O zaman “çay, akarsu” şeklinde, içilen çayı arıyorsanız “çay siyah çay” gibi aramalar yapmalısınız. Bir de aradığınız konu ile ilgili ne kadar çok anahtar kelime girerseniz, o kadar çabuk istediğiniz sonuca ulaşırsınız. Google aramaları ile ilgili bir çok yazıya rastlarsınız zaten daha uzatmayacağım. 24 Ocak 2009 Cumartesi
Windows Vista Kullanıcı Profili
14 Kasım 2008 Cuma
Üniversite ve öğrenciler + farklar…
Şimdi farklı bir açıdan bakalım. Böte de okuyan ama mezun olduktan sonra sadece öğretmenlik değil, bilişim dünyasına girmişken, bilişim alanında daha büyük işler yapmak isteyen bir öğrenci (bunları kendim için değil, benim gibi olan arkadaşları göz önünde bulundurarak yazıyorum). Birinci durumdaki gibi kalmayalım, üniversiteye lise gibi sadece gidip gelmeyelim, biraz daha alanımızda sosyal olalım diye Bilgisayar ve Teknoloji Kulübünü kurduk. Bu konuda gerçekten hevesli, bir şeyler yapmak ve başarmak isteyen arkadaşları bir araya toplayıp, bir şeyler başarmaya çalışacağız. Ama bu konuda bazen zorlanıyoruz, birçok öğrenci niye bunu yaptınız gibi tepki veriyor bize. Anlamadığım ve bu yazıyı yazma sebebim budur. Bir insan neden kendi alanında sosyal olmak ister? Bilgisayar alanında birkaç etkinlik yapmaya çalışmak ders kolik olduğumuz anlamına mı gelir? Tabii ki mezun olunca öğretmen olacağız. Bu yüzden etkinliğe katılmamıza gerek yok mu? Yani öğretmenlik 4 yılda sadece üniversiteye gidip orda verilenlerle emekli olana kadar yetinmek anlamına mı geliyor? Peki, bu öğretmenler kendilerini geliştirmezse bu bozuk diye yakınılan eğitim sistemi daha da bozulmayacak mı?
Diğer takıldığım nokta, biz üniversitede neden öğretmenlik yaparken kullanmayacağımız bilgileri öğreniyoruz? Peki, üniversitenin akademik yönü? Yani bize akademik alanda katacaklarını unutmuş olmuyor muyuz? Bu yüzden derslerde yakınmak nedendir anlayabilmiş değilim? Peki, bu yakınanlar neden bir şeyler başarmak isteyen öğrencileri düşünmezler? Onlar basit şeyleri öğrenip bırakmak istemiyorlar, iyi birer akademisyen, programcı ya da web tasarımcısı olmak arkadaşlara yazık değil mi?
Yazarken biraz daldan dala atmış gibi oldum ama bunun gibi takıldığım birçok nokta var. Mesela bu sadece benim gözlediğim kendi bölümüm (OMU Böte) için mi böyledir (öğrenciler açısından)? Yoksa birçok bölümde de aynı durum var mı?
Yazmadan geçemeyeceğim, kendini geliştirme konusunda hevesli, girişken ve sosyal arkadaşlara kolay gelsin. Yukarıdaki düşünce tarzından uzaklaşarak bir şeyler yapma çabası gerçekten zor. Biz de Bilgisayar ve Teknoloji kulübü olarak daha aktif ve sosyal öğretmen adayları yetişmesini sağlamaya çalışacağız.
11 Kasım 2008 Salı
Google Aramaları :)
facebook sayfam açılırken müzik çalsa: (facebook sayfamda müzik çalsın) facebook daha böyle bir şey yapamıyor. Profil şarkısı ekleyebiliyorsunuz ama sayfa açılırken müzik çalma olayına hiç rastlamadım.
omu böte radyo: Omü Böte'den arkadaşlar bir radyo açmışlar, arama yapan arkadaş onu arıyor tahminimce. Ben adresi yazayım. http://radyo.boteki.com/ Yanlız radyo flatcast tabanlı olduğu için radyoyu dinleyebilmeniz için ufak bir yazılım indirmeniz gerekebilir.
formüllerle internet yapma : Arama yapan kişinin HTML den bahsettiğini düşünüyorum. İnternet sayfalarının temeli HTML dir. HTML, zengin metin işaretleme dili anlamına gelir. HTML diye google da arama yaparsanız istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz.
Ayrıca biz ona formüllerle internet yapma değil, HTML ile web tasarımı yapma ya da web sitesi nasıl yapılır diyoruz.
1 Kasım 2008 Cumartesi
Techno-KA'08
Samsun Karadeniz'in en büyük şehri olmaktan öte, aynı zamanda Karadeniz'in dünyaya açılan kapısıdır. İşte bu kadar önemli ve stratejik bir bölgede olan Samsunda 14. Samsun Ekonomik İşbirliği Fuarı kapsamında ilk kez Bilişim ve Teknoloji Fuarını yapmanın onurunu yaşıyoruz. Teknolojideki gelişmeleri sadece sanal ortamdan izleyebilen büyük bir kitleye teknoloji ile tanışma şansını vermek bizleri ayrıca gururlandırıyor. Yöre halkına bu imkânı sunacak olan Techno-KA'08 Popüler Teknoloji ve Bilişim Fuarı, bu yıl 30 Ekim – 02 Kasım 2008 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Fuar, Samsun'un çevre illerinden ve tüm Karadeniz ve iç Anadolu'dan 50 bini aşkın ziyaretçiyi bir araya getirerek benzersiz bir sinerji yaratacaktır.Techno-KA da bu şekilde tamınlanıyor.
Bizde Samsunda ilk kez teknoloji fuarı açılmış dedik. Gittik, gezdik gördük.
Güzel bir fuardı. Bİlmediğimiz şeyleri öğrendik. Bazı ürünler için samsunda nerelerden bilgi alabileceğimizi gördük. Birçok broşür aldım.
Enerji Kulübü'nün Güneş enerjisi ile çalışan araba projeleri varmış. Okuduğumuz üniversitedeki bu gibi bir projeden haberimiz yoktu. Bu fuar sayesinde bundan haberimiz oldu.
Enerji Kulübü'nün de Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü'nden haberi yokmuş.
Kısaca bilgilendirelim;
Biz Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğrencileri olarak, Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü'nü kurduk. BTK(Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü) Kurulmadan önce Bilişim Kulübü vardı ama faaliyet yapılmadığından dolayı kapandı. Biz ise yeniden bir kulüb kurduk. BTK olarak bu yıl etkinliklerimize başlıyoruz. Şimdiden bir haber. Yakında ilk etkinliğimiz olcak. :)
Kulübümüzün kalıcı ve uzun süreli olmasını dileriz.
Samsun'da güzel bir fuardı. Tekrarlanmasını, sürekli olmasını dileriz. Seneye yine görmek isteriz.
Teknolojinin sadece online kalmadığını, yaşamada yansıdığını görmek güzeldi.
Eksiklerini ilk olduğu için görmezden gelmek gerekir. Gelecek yıllarda daha iyi olması dileğiyle... :)
24 Ekim 2008 Cuma
Youtube açılmış, mı acaba?
Yaklaşık mayıs ayından beri kapalı olan youtube'a bugün bağlanabildim. Biraz tesadüfi oldu, bir sayfa açtım ve bir youtube videsu. Sonra www.youtube.com adresini ziyeret ettim, kırmızı puntolu yazı gitmiş. Ama bunun sebebi şu anda farklı DNS ayarları kullanmam olabilir, ya da gerçekten youtube açılmış olabilir. Ama bir kaç siteyi ziyaret ettim ve böyle bir habere rastlamadım. 4 Ekim 2008 Cumartesi
Yeni Düzenlemeler 1: Google Blogumu Beğenmiyor musun?
Google: Olmaz... Sayfa Türü iyi değil. Sitenizin Google web yöneticisi kalite yönergelerine uygun
olmadığını düşündüğümüzden, şu anda AdSense başvurunuzu
onaylayamıyoruz. Daha açık şekilde belirtmek gerekirse, sitenizin özgün
bir içeriğe sahip olduğunu ve içerik ağımıza değer katacağını
düşünmüyoruz. Web yöneticisi yönergelerinin tam listesi için
http://www.google.com/support/
adresini ziyaret edin.
Ben: Tamam o zaman yeni düzenlmeler yapalım. Daha kaliteli yazılar gireyim. Acaba bir süre sonra tekrar başvuru yapsam kabul eder misiniz? Zaten temayıda sevmedim. İlk bakınca güzeldi ama pek kullanışlı değil benim için... Evet yeni bir tema buldum. Şimdi onu düzenlemeye uğraşmalıyım....
17 Eylül 2008 Çarşamba
Windows Vista SP1
Bilgisayarımda otomatik güncelleştirmeler açıktır. yeni bir günlleştirme yükleneceği zaman windows bir uyarı yazısı gösterir görev çubuğunda. Ben de hep onaylarım.
Bu kez Vista SP1'i yüklemek isteyip istemediğimi sordu. Baktım uzun zamandır erteliyorum bunu, çok da önemli bir işim yokken yükleyeyim dedim. Yaklaşık 45 dk sürdü. Bu yüklemeyi 5-6 dk önce bitirdiği için daha artı ve eksilerinden pek bahsedemeyeceğim. Kullandıkça göreceğiz... :)
Doğru İletme (Forward) Yöntemi
Bu mailler geldiğinde asıl içeriği görebilmeniz için, daha önceden kimlere gönderilmişse (ki bu sayı çok fazladır) onların mail adresleri yazılır. Gerçekten kalabalık bir listedir bu.
Bu liste sayesinde e-mail adresiniz istemediğiniz kişilerin ellerine geçebilir. Tanımadığınız bir çok kişi sizi MSN kişi listelerine ekleyebilirler v.b.
Pek bu tip durumlarla karşılaşmadım ama yinede bana gelen maillerde bu uzun email adresleri listesi varsa aşağıdaki yazıyı yazı boyutunu en büyük ayarlayarak cevap olarak yollarım.
1- Size gelen iletiyi (iletinin en son okuduğunuz halini) forward ya da ilet tuşuna bastıktan sonra iletide bulunan tüm adresleri silin. İletide gönderilmek istenilen mesaj dışında bir şey kalmasın. Böylece alıcınız iletiyi, daha rahat okuyacak, iletiyi gönderenin de adresi yayılmayacak.
2- İletileri göndereceğiniz kişiler, bildiğiniz gibi üç farklı pencerede adresleniyor. Kime (to), Bilgi (cc) ve Gizli (BCC). İletileri göndereceğiniz adresleri Kime (to) ve Bilgi (cc) penceresine yazarsanız tüm alıcılar diğerlerinin adreslerini görür. Bu nedenle ileti göndereceğiniz kişileri kesinlikle gizli (BCC) kısmına yazın, böylece mail attığınız kişilerin birbirlerinin adresini görmesini engellersiniz. Eğer iletiyi gönderdiğiniz kişi bu yöntemi kullanmıyorsa, geldiği gibi adresleri silmeden iletiyorsa, hiç değilse sizin adresiniz dışında arkadaşlarınızın adresini korumuş olursunuz.
3- Size çok forward ileti yollayan kişilere mutlaka bu maili gönderin ki, o da sizi gizli kısmına yazsın ve adresiniz iletiyi alan diğer kişilerce görünmesin.
22 Ağustos 2008 Cuma
Facebook Artık Tamamen Türkçe....
Hergün bilgisayarı açtığımda, ilk bağlandığım sitelelerin arasında Facebook'da var. Giriş sayfasını açtığımda Türkçe bişeyler yazdığını fark ettim. kendi kendime "acaba yanlış siteye mi girdim" diye düşündüm ama değil bu bildiğimiz Facebook. Artık Türkçe olmuş. Şaşırdım ve güzel olduğunu düşündüm. Ama giriş yaptıktan sonra yine ingilizce ile karşılaştım.
Şimdi eğer Facebook'u Türkçe kullanmak istiyorsanız;
(Yeni Facebook görünümü kullananlar için)
Settings -> Account Settings -> açılan sayfada Language tıklayın -> Primary Language yazısının yanındaki açılır listeden Türkçe'yi seçin ve Facebook'u eklentisiz olarak Türkçe kullanın...
19 Ağustos 2008 Salı
Kurt Baba...
Bir çocuk oyunudur Kurt Baba... Peki teknoloji ile ne ilgisi var?
Bu oyunda 1 kişi kurt baba olur. ve diğer çocuklar onun etrafında yuvarlak oluşturur ve dönerek şunu söylerler;
Ormanda gezer iken Kurt Babaya rastlar iken, Kurt Baba Kurt Baba ne yapıyosun?
Kurt Baba cevap verir; "Yemek yiyorum" der ve yemek yiyormuş gibi hareketler yapar..
çocuklar devam eder şarkıyı söylemeye...
ooo Afiyet olsun.. Ormanda gezer iken Kurt Babaya rastlar iken, Kurt Baba Kurt Baba ne yapıyosun?
Kurt Baba bu kez; "dişlerimi fırçalıyorum" der.
çocuklar devam eder;
ooo kolay gelsin.. Ormanda gezer iken Kurt Babaya rastlar iken, Kurt Baba Kurt Baba napıyosun?
tabi burda Kurt Baba nın cevapları değişkendir istediği birşey söyler ve oyunu bitirmek istediğinde "sizi yemeye geliyorum" der, çocuklar kaçar, Kurt baba olan çocukda birisini yakalar ve yakalan çocuk kurt baba olur...
Bende oynadım çocuklarla bi kaç kez bu oyunu ve Kurt Baba olan çocuğun verdiği cevaplardan birisi
"dıkşınlı oyun oynuyolum" idi. Buradaki dıkşınlı oyun, Battlefield 2 ve çocuk 3.5 yaşında....
İşte bu yaşta bilgisayar çocuk için bu anlama gelmeye başlamış. Bilgisayarda oyun oynanır, resimlere bakılır ve çizgi film izlenir. Çocuklar bu kadar bilgisayara meraklıyken bilgisayarı neden biraz olsun eğitim amaçlı kullanmıyoruz?
Kullanmıyoruz çünkü ailelerin birçoğunun bilgisayarın eğitim yönünden haberi yok (bence)...
En basit çocuk oyununda bile çocuğun aklına dıkşınlı oyun geliyo. İşte bilgisayar bu kadar hayatına girmiş...
Bir bilgisayar öğretmeni adayı olaraka söylemek istediğim bu aleti sadece oyun için kullanmayalım, daha başka özellikleri de bunun. Eğitim alanında da yardımcı olabilir....
Güzel bir tatil geçirmeniz Dileğiyle....
13 Ağustos 2008 Çarşamba
Yahoo.com.tr
9 Ağustos 2008 Cumartesi
Google Doodle


Google bu günlerde Pekin'de yapılan olimpiyatlara özel logolar hazırlıyor. Google'ın özel günlerin değerini bilmesi ve çok sade olan tasarımına böyle bir güzellik katması çok hoş bir olay. Bakalım Olimpiyatlar bitene kadar kaç değişik doodle göreceğiz.
Google bu özel günlerde hazırladığı logolara Doodle diyor. Google'ın tüm doodle larına ulaşmak için buraya tıklayınız.
8 Ağustos 2008 Cuma
Beijing(Pekin) 2008 Olimpiyat Oyunları


Bugün Beijing (Pekin) 2008 Olimpiyat Oyunlalrı başlıyor...
24 Ağustosa kadar sürecek olan olimpiyat oyunları için Google'da bir logo yaptı.
Logo gerçekten çok güzel olmuş. Olimpiyat oyunlarının halkaları Google'ın oo ları yerine konularak hazırlanmış...
Bilgisayar Nedir?
Bilgisayar; İnsanları kendisine bağlayan, ama insanlar bu bağları koparmasın diye iplerini görünmez kumaştan yaptıran bir elektronik alet. Gününüzün büyük bölümünü başında geçirdiğiniz kablo yığını. Müzik dinlemenizi kolaylaştıran alet. Sosyallikten uzak tutarken, başka bir sosyalliğe yakınlaştıran ekran. Birde kabloları arasına interneti kattıysa tamamdır. Çünkü görünmez halatları bağlamış olursunuz.
Bilgisayar, öğrenmesi kolay birşey. Bana hep sorarlar bilgisayar bölümünde okumak zor mu diye? Kişiye göre zorluğu kolaylığı değişir. Nasıl mı? Bilgisayar ile aranıza sıkı bir bağ koyarsanız bilgisayar ile ilgili bölümlerden birisini okumanız çok kolay olur. Onla hergün ilgilenmelisiniz. Ama oturmayı sevmiyorsanız bölüm gittikçe zorlaşır.
Burda aklıma Kim Güler Bilgisayara? kitabından birkaç alıntı eklemeliyim.
- "0,1,2,3,4,5,6,7,8,9,A,B,C,D..." diye sayıyorsanız...
- Rüyalarınız 256 renkse...
- Uyumaya çalışırken sleep(8 * 3600) diye
düşünüyorsanız...
- Asansöre bindiğinizde gitmek istediğiniz kata ait
düğmeyi çift tıklıyorsanız...
... biraz dikkatli olsanız iyi olur.
Bir yazılımcı, bir
makine mühendisi ve bir petrol mühendisi sıcak bir yaz günü arabayla yola çıkmışlar. Bir süre gittikten sonra araba birden durmuş.
Petrol mühendisi;
“Büyük olasılıkla benzindeki bir pisliktendir” demiş,
“Son zamanlarda rafinerideki bir arıza yüzünden üretim kalitesi oldukça düştü.”
“Bence benzin pompası...” diye lafa karışmış makine
mühendisi. “Bu otomobillerde tasarım hatası olduğunu hep söyledim.”
Yazılımcı fikrini söylemeden durur mu?
“Bence çok fazla pencere açık... Birkaç tanesini kapatıp bir daha deneyelim”.
7 Ağustos 2008 Perşembe
Bilgisayarla ilgili sorular sorunlar….
Yeni kullanıcıları önemsemiyorum da (yani normal karşılıyorum), bilgisayar biliyormuş gibi gözükenlere şaşıyorum..
Sorulara gelelim:
- Kablosuz ağlarda güvenli olmayan ağ diye bir şey bulduk bağlansak bir şey olur mu?
- Olmaz...
- (bilgisayar öğrencisi) Güvenli mod ne?
- Bilgisayar açılırken bios ekranından sonra sürekli f8’e basın. Ekrana bir şeyler gelir oradan güvenli modu seçin.
- Yok ya yapamam ben onu…
- ya ekrana bişey oldu gelip bakar mısın?
- (5 kat indikten sonra) ya sen gelene kadar ekran düzeldi, kusura bakma…
- :(
- MSN de görüntülü konuşma yapamıyoruz neden?
- Kim bilir bilgisayar ne yaptınız?
- Efendim?
- Yok bişey…
- Facebook hesabı nasıl siliniyor?
- Ben facebook kullanmıyorum.
- Sen ne biçim bilgisayarcısın??
- Nasıl?
- Telefona nasıl msn yükleniyo?
- Ben telefon uzmanıyım ya...
- Efendim...
- Sabır...
Benim burda kızdığım şey soruların şekli değil. Tabiki herkes bilgisayarı çok iyi bilmek zorunda değil. (ben de çok iyi bilmiyorum.). Bu sorularda doğal...
Benim kızdığım şey ben bilgisayar öğretmenliği okuyan bir öğrenciyim. Bizim bölümümüzde yazılım ağırlıklıdır. Daha çok paket programlar öğretilir. Donanım bizim merak ve ilgilenmemiz sonucunda öğrenebileceğimiz birşeydir. Biz örneğin biyoloji okuyanlara "bu hastalığın ilacı nedir, ya da dişim ağrıyo bi bakarmısın?" diyomuyuz? Hayır. Bu soruları doktorlardan başkasına sormam. Peki ben neden bu soruları cevaplamayınca "ne biçim bilgisayarcısın sen?" oluyoruz.
Burdan sesleniyorum ( :) ); Öğretmenler, bilgisayar uzmanı değillerdir. Herşeyi bilmek zorunda da değillerdir. Bilenleri tebrik ederiz. Bilmeyenleri suçlamayız. Öğrenmeye meraklı olan öğretmen adayı arkadaşlarımızı destekleriz.
5 Ağustos 2008 Salı
Facebook Yeni Görünümüyle Karşımızda...
Sayfa yerleşimlerinde bir değişikliğe gitmiş. Zaten Facebook'un bu çalışmalar içinde olduğu internette dolaşan bir şeydi.
Sekmeler gelmiş, sayfa düzeni biraz genişlemiş. Kullanımının daha kolay ya da daha zor olduğu konusunda karar veremedim. Bazen kolay geliyor, bazen zor. Zaten bir kaç gündür bu yeni görünüm karşılıyor beni. Ama değişiklik her zaman iyidir.
















