24 Ocak 2010 Pazar

Sessiz çığlıklar

İletişim gerçekten zor iş.

Anlayabilmek ve anlatabilmekte öyle.

Konuşabilmek kadar zor bunların hepsi;

Bu aralar o kadar çok şeye tepkiliyim ki!

Ama susmak zorunda olmak, kendi içinde sinirlerini sağlam tutmaya çalışmak, zor..

Sağlam bir sabır taşım mı var? Yoksa kırıldı artık ben mi tutkalla yapıştırmaya çalışıyorum farkında değilim.

İlk kızdığım nokta; araştırmadan,öğrenmeden, size yardımcı olmaya çalışan insanlara direk ödevinizi yaptırmaya çalışmanız; sonrasında neden araştırıp öğrenmiyorsun çok basit şeyler bunlar dediğinde “beni iyi ezdin” cevabını almanız, ve bu insanlar için bir şeyler yapmaya çalışmanız.

Size diyecek sözüm yok; size yardımcı olurum dedim ama ödevlerinizde değil, arayıp da bulamadıklarınız da; kendinizi nasıl geliştirmeniz gerektiğinde…

Sonraki kızdığım nokta; son sınıf olmak ve önümüzdeki sene için karar vermek zorunda olmak. Bu arada yapmak istediğim çok fazla proje ve fikir olması elimde.

Diğer kızdığım nokta; insanların arkadaş kelimesini anlayamamaları…

Bunların arasında kaybolmadan bir akademik dönemi daha bitirebildim. Ne mutlu bana…

9 Ağustos 2009 Pazar

Neden blog tutuyorum? Neden yazıyorum?

Neden yazıyorum? Yazdıklarımın her zaman bir ana fikri var ama her zaman bir hedefi yok. Bazen kendimle dalga geçmek için, bazen bilgi paylaşımında bulunmak için yazıyorum. Eleştiri yapmam, ama eğer yazımda eleştiri olacaksa kimi ya da neyi eleştirdiğimi yazarım yazının altına ki bunu da saklamam, ya da ima edeceğim şeyleri de yazmam (hoş şeyler değil ima etmeye çalışmak).

Örneğin eğitim ile ilgili yazıyorsam, KPSS’ye çalıştığım ya da çalışacağım için değil, o günlerde o konu ile ilgili bir kitap okuyor olmamdan kaynaklanıyor.

Eğer Teknoloji ile ilgili yazıyorsam; Bilgisayar öğretmeni adayı olduğumdan değil, teknolojiyi gerçekten sevdiğimden yazıyorumdur.

Eğer etkinlikler ile ilgili yazıyorsam, o yazıyı okuyanların bu tip etkinliklere katılmasını teşvik etmek için yazıyorumdur.

Eğer yeni öğrendiğim bir şeyler hakkında yazıyorsam kesinlikle kendim için yazıyorumdur, eğer eksik ya da yanlış bir şey görürseniz lütfen beni uyarın.

Bazen ( bu yazıda olduğu gibi) öylesine yazdığımda olur. Öylesine bir yazıdır bu zaten. O kadar önemli değildir. Okusanız da olur okumasanız da. Bazen sadece yazılmalıdır ya da konuşmak ister insan, ya da konuşmak yerine yazmak, kelimeler ile oynamak, onları görsel olarak görmek ister. Bazı insanlar bunu hikaye  ya da şiir olarak yazar. (Öyle bir yeteneğim olmadığında kelimler ile rasgele oynarım. )

WebSakini blogumda bundan sonra öylesine yazdığım yazılar olacak. Teknolojik, eğitimsel ve etkinlik yazılarım http://kubrakose.blogspot.com da devam edecekler.

2 Ağustos 2009 Pazar

Yeniden Web Sakini

Bu gün tekrar bu bloğuma baktığımda özlediğimi fark ettim. Bu temayı, bu ismi, bu URL'yi.

Boşa gitmelerini istemedim. Bu bloğumu bırakmak istemediğimi fark ettim. Bu sebeple burada, bundan sonra, teknoloji bloğuma yazamadığım genel konuları klavyemin döndüğünce yazacağım. Özlem böyle bir şey…

24 Şubat 2009 Salı

Yeni Blog! Yine Blog!

Ne zamandır kendi alan adımla bir blog açmayı istiyorum ama şimdilik host ve domain gibi işlemlerle uğraşmaya vaktim yok. Bu yüzden yine Blogger kullanarak http://kubrakose.blogspot.com açtım. Blogumun teması teknolojiye kız bakışı, (kuş bakışı gibi oldu biraz)... Neden böyle bir tema? Kızlar teknolojiden, bilgisayardan, yazılımdan, donanımdan anlamaz derler ya buna biraz tepkili olduğumdan... :D
Peki bu blogum websakini unutulacak mı? Websakini; Web'deki İlk adımlarıma yönelikti; neredeyse 7 ay oldu ve artık adımları attım, yürümeye başlamalı, bu yürüyüşün başı da kendi ismimle bir blog açmak olmalı diye düşünerek yola çıktım. Websakini kalacak ama oraya daha yazı girmeyebilirim, kubrakose.blogspot.com dan devam edeceğim. Kolay gelsin bana!!!

14 Şubat 2009 Cumartesi

Windows Live Yazar (Writer)

Bir blog girişi yapmak için google hesabıma tekrar giriş yapmak hep zoruma gitmiştir. MSN’nin yeni sürümünü yüklerken Windows Live’ın yeni diğer programlarını görmüştüm. Ama onlar bu gün dikkatimi çekti. İlk olarak Windows Live Mail denedim. (bundan sonra bahsedeceğim.) Şimdi de Windows Live Writer ile bu yazıyı yazıyorum. Kullanıcı arayüzü çok hoşuma gitti. Kullanışlı gözüküyor.

wlw  Resmi eklerken bir çok seçenek çıktı. Resmi ekledikten sonra;

  • metni kaydırma
  • kenar boşlukları
  • kenarlıklar
  • bağlantı yeri

gibi seçenekler ile istediğim gibi düzenleyebiliyorum.

Blog sayfam üzerinde önizleme yapabiliyorum. Ayrıca fotoğraf albimi, tablo, etiketler, video, harita ekleme seçenekleri ile çok kullanışlı bir program. Eğer bir bloggersanız denemenizi tavsiye ederim. :)

Technorati Etiketleri: ,

10 Şubat 2009 Salı

Imagine Cup 2009

Imagine Cup; Microsoft tarafından tüm dünyada 2003’den beri düzenlenen dünyanın en büyük öğrencilerarası teknoloji yarışması. Öğrencilerin yaratıcılıkları yarının teknolojilerine ışık tutar. Amaç, öğrencilerin yaratıcılıklarını desteklemek ve global sorunlara karşı duyarlı davranarak etkili çözümler üretebilmesini teşvik etmektir. Her yıl farklı bir ülkede dünya finali gerçekleştirilir ve o ülkenin kültürel değerleri yarışmaya yansıtılır. Final öncesi elemeler her kategoride farklılık gösterir. Yarışma her yıl farklı bir temayla düzenlenir. Bu yılki tema ise; "Birleşmiş Milletler Binyıl Kalkınma Hedefleri"

Yarışmacılara, küresel sorunlara 9 ayrı yarışma kategorisinde çözüm getirme platformu sağlayan yarışmanın, 2009 yılı dünya finali Temmuz ayında Mısır’da düzenleniyor.
Katılmak için son tarih: 3 mart 2009
Başvuru için: http://www.imaginecup.com 

7 Şubat 2009 Cumartesi

Resmim

Geçenlerde bir resim olarak takvim lazım oldu. İnternet bağlatım yoktu ve bende windowsun takvimini kullanarak yıllık bir takvim resmi yaptım. Resmi yaparken Paint.Net kullandım. Bunun ilginç tarafı ne mi?



Resmi yaparken böyle birşey çıktı ortaya ve bunu sizlerle paylaşmak istedim... :D :D :D

27 Ocak 2009 Salı

İnternette Bilgi Kirliliği

İnternet, her bilgi elimizin altında, bir tık a bakıyor. Google aramaları sağ olsun. Ama dikkat etmediğimiz bir şey var, internette okuduğumuz her bilgi doğru mudur?

Hayır değil.

Peki, hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu nerden bileceğiz?

Güvendiğimiz sitelerden bilgi almamız lazım. Öncelikle bir ödev araştırması yapıyorsanız yolunuz ilk olarak vikipedi den geçsin. Aradığınız konu orada yoksa konu başlığında uzman olduğunu bildiğiniz kurumların sitlerini ziyaret etmelisiniz. TÜBİTAK gibi. Yok, orada olmadı, o zaman Google’a soralım. Google’a sorarken de dikkat etmeliyiz. Çünkü Google kelimelerin anlamlarına göre arama yapmaz. Örneğin “çay” diye arama yaptınız ama siz akarsu olan çayı arıyorsunuz. O zaman “çay, akarsu” şeklinde, içilen çayı arıyorsanız “çay siyah çay” gibi aramalar yapmalısınız. Bir de aradığınız konu ile ilgili ne kadar çok anahtar kelime girerseniz, o kadar çabuk istediğiniz sonuca ulaşırsınız. Google aramaları ile ilgili bir çok yazıya rastlarsınız zaten daha uzatmayacağım.
Google’da konu ile arama yaptık ve birçok sonuç çıktı, konu olarak tavsiye, ya da sorunlarınıza çözüm (bilgisayar sorunları mesela) aramıyorsanız forum sitelerine girmenizi tavsiye etmem. Bir sitenin forum olduğunu ya da olmadığını nereden bileceksiniz? Arama yaptığınızda çıkan sonuçların sadece başlıklarına değil, geri kalan açıklamalarına da bir göz atın.

Neden forumları tavsiye etmediğime gelince;
Bir sorununuza cevap arıyorsanız ya da yeni bir eşya/araç alacaksanız ve kullanıcı görüşlerini görmek için Forumlar size yardımcı olacak birincil kapılardır.

Ama daha bilimsel bir şeyler arıyorsanız, forumların geneli kopyala-yapıştır içerik barındırır ve kopyala yapıştır içerik size yardımcı olmayacaktır.  Bu yüzden asıl kaynakları bulmaya çalışmalısınız.

Peki, benim yazdığım bilgilere neden inanasınız ki?
Yazılarımı (programlama,tasarım meraklısı ve internet gezgini) bir bilgisayar öğretmeni adayının tavsiyeleri olarak görebilirsiniz.

Bu yazı yeni internet kullanıcılarının sorularını cevaplayabilmek amacıyla yazılmıştır.

24 Ocak 2009 Cumartesi

Windows Vista Kullanıcı Profili

Yine final dönemi, yine proje zamanı, yine bilgisayar problemleri.
Proje yetiştirmem gereken zamanlarda hep bilgisayarla ilgili bir sorun yaşarım. Neyse ki bu seferki çalışmalarımı çok etkilemiyor.

Windows Vista Home Basic kullanıcısıyım.
Bu aralar bilgisayarı açarken benim masaüstüm açılmıyor. Yani kullanıcı profilim yüklenmiyor.
Ama tüm dosyalarım yerinde...
Bilgisayarımda başka bir terslik yok.
Nod 32 antivirüs programı kurulu ve güncel...
İşletimim sistemim güncel...
msconfig->başlatma ve görev yöneticisi->işlemler kısmında bir terslik ya da görünen bir zararlı yazılım yok.
Sürekli değil de arada bir oluyor bu kullanıcı profili yüklenememe, ama yeniden başlattığımda kendi masaüstüme dönebiliyorum.
İşte sorun, işte soru:
Neden böyle oluyor?
Merak ettim neden olabilir diye, aklıma olay günlükleri geldi. Olay günlüklerini açtım.
Özel görünümler-> yönetim olayları bölümünde kaynak olarak user profile service yazan hatalara baktım;

Windows yerel kullanıcı profilini bulamıyor ve geçici bir profil kullanarak oturum açmanızı sağlıyor. Bu profilde yaptığınız değişiklikler oturumu kapattığınızda kaybolacak.

Windows bu kullanıcıyı yedeklemişti. Bu kullanıcı ileride yeniden oturum açtığında, Windows otomatik olarak yedek profili kullanmaya çalışacak.

Windows, yerel saklanan profili yükleyemiyor. Bunun nedeni yetersiz güvenlik hakları veya bozuk yerel profil olabilir.
Ayrıntı: Dosya başka bir işlem tarafından kullanıldığından bu işlem dosyaya erişemiyor.
Gibi ayrıntılar yazıyor.

Yardım: Kullanıcı profili'nin tanımı;
Masaüstü ayarları, kalıcı ağ bağlantıları gibi belirli bir kullanıcıya ait yapılanma bilgilerini ve uygulama ayarlarını içeren bir dosya. Her kullanının tercihleri, kullanıcı her oturum açtığında Windows tarafından masaüstünü yapılandırmak için kullanılan bir kullanıcı profiline kaydedilir.

Kullanıcı profiliniz, bilgisayarın görünmesini ve çalışmasını istediğiniz gibi olmasını sağlayan ayarlar koleksiyonudur. İçinde masaüstü arka planları, ekran koruyucuları, işaretçi tercihleri, ses ayarları ve diğer özellikler bulunur. Kullanıcı profilleri Windows’ta oturum açtığınızda kişisel tercihlerinizin kullanılmasını sağlar.

Kullanıcı profili, Windows'ta oturum açmak için kullanacağınız kullanıcı hesabından farklıdır. Her kullanıcı hesabının, kendisiyle ilişkilendirilen en az bir kullanıcı profili bulunur.

NOT: Kullanıcı profili bilgilerin hangi dosyada olduğunu ve dosya yolunun bulunca buraya yazacağım.

18 Ocak 2009 Pazar

Öğrenci Kulüpleri

Geçen Perşembe Üniversitemizin Öğrenci Kulüplerinin Akademik Danışmanlarının ve Yönetim Kurulu Başkanlarının katıldığı bir toplantı vardı. OMÜ Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı olarak ben de katıldım.

Bu toplantıda fark ettiğim en önemli şey; öğrenci kulüplerinin aslında ne kadar önemli olduğu oldu.

Öğrenci kulüpleri üniversitenin sosyal yüzüdür. Ne kadar etkinlik yaparsalar o kadar gözde olurlar. ÖSS sonrası üniversite tercihlerinde o kadar üst sıralarda olurlar. Böyle güzel bir görev üstlenmiş olmaktan çok mutluyum. Üniversitemizin bilgisayar ve teknoloji konusundaki sosyallik görevini yerine getirebilmeyi umuyorum.



Toplantıda fark ettiğim diğer noktalardan birisi ise; biz Bilgisayar ve Teknoloji Kulübünü kurarken bencillik yapıp sadece kendi bölümümüzü düşünmüştük, kendimizi geliştirme adına bir şeyler yapabileceğimiz bir kulüp olacaktı bu, ama toplantıda en iyi fark ettiğim şey tüm üniversiteye hitap ettiğimizdi.  Bizim yaptığımız büyük bir etkinliğe tüm üniversite öğrencileri davet edilecekti. (sadece bizim bölüm değil). Üniversitede bilgisayarla ilgilenen bir bizim bölüm olduğunu düşünmüştük. Ne kadar yanılmışız… Şimdi ise daha farklı düşünüyorum.

Ama bir eksiğimiz var bizim kulüp olarak. Biz, Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü; yeni kurulduğumuz için etkinlik bulmakta zorlanıyoruz. Şimdilik 1-2 etkinlik hazırladık ama bilişim adına daha iyi işler yapmak istiyoruz. İnternette gördükçe merak ediyorum, diğer üniversitelerin bilgisayar kulüpleri bu etkinliklerini nasıl yapıyorlar? Değişik seminerleri, ya da sertifika programları gibi şeyleri nasıl düzenliyorlar? Bir de biz Samsun’da, genelde yapılan etkinlikler İstanbul’da, Ankara’da. Uzak kalıyoruz yani.

Ayrıca araya finaller, projeler, bizim kampüsün merkez kampüse uzak olması (bu resmi işlemleri benim açımdan yavaşlatıyor), gibi şeyler girince işler daha da yavaşlıyor. Ama bu aralar finallerimiz olmasına rağmen yönetim kurulu daha sıkı çalışıyor. Çünkü artık tek ben değil yönetim kuruluda tüm üniversiteye hitap ettiğimizi de anladı. (Bunda kulüp odamızın bize yeni verilmiş olması da büyük etkendir).

Umarım iyi işler yaparız, büyük şeyler yapabiliriz, Kulübümüzün adını daha iyi duyurabiliriz.

NOT: Bu yazıyı okuduktan sonra etkinlik ile ilgili bir öneriniz olursa yorum bırakabilirsiniz…

1 Ocak 2009 Perşembe

yeni yılın ilk blog yazısı...

Tüm iyi dilekler ile birlikte yeni yılınızı kutlarım… Yeni yıldan nasıl bir iyilik istiyorsanız başınıza onun gelmesi dileğiyle… :D
Klasiklerden 2008 analizi yapalım;
  • 2008’de 2.sınıf bitti ve 3. sınıfa başladık. 
  • OMÜ Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü’nü kurduk. 
  • Flash öğrendim ( Bir kaç program daha var da, en çok öğrenmek istediğim Flash'dı) 
  • Daha çok blog okumaya ve yazmaya başladım. 
  • Web tasarım ve web programlama ya giriş yaptım. (ASP.NET yazı serisi gibi)
  • Bir yaş daha büyüdük…

Aklıma gelen ilk başlıklar bunlar ama bunların dışında birçok yeni şey öğrendim; bunları sıralayamıyorum.  (Yani yukarıdakiler çok teknolojik, 2008 de sadece teknoloji ile geçmedi tabiî ki ama blog konumuzun dışına çıkmayalım di mi?) 
Yeni yılda da kendi adıma yine birçok farklı, yeni şey öğrenebilmeyi diliyorum.

Bu arada bir önceki yazımdaki apache ve iis ile ilgili sorunumu iis’i aç/kapat yaparak çözdüm (şimdilik).

28 Aralık 2008 Pazar

ASP.NET Günlüğüm: Apache ve IIS

Anladığım kadarıyla anlaşamıyor bu ikisi… Olayı anlatayım doğru/yanlış teşhis koyduğuma da siz karar verin.
Bilgisayarımda joomla çalışabilmek için önce Easyphp kurdum. Problemsiz çalıştık. Bir süre sonra ben joomlayı unuttum, tabii ki…
Sonra ASP.Net çalışabilmek için Visual Web Developer kurdum.  Bundan yaklaşık 1 ay sonra aklıma joomla geldi, easyphpyi çalıştırdığımda Apache başlatılamıyor, Başka bir web sunucu web portunu kullanıyor. Hatası verdi. Neyse dedim, ben yinede tarayıcı programımı açıp yazayım 127.0.0.1 ama aşağıdaki resimdeki hata çıktı…



İşte bu noktada vardığım sonuç şu oldu:
Internet information services 80 nolu portu kullanıyor. Bu yüzden Apache bu porta ulaşıp çalışamıyor.
Denediğim çözüm yöntemi;
Görev yöneticisinden iis’in programını bulup kapatmaya çalıştım ama hangisi olduğunu tam bilemediğim için sonuç alamadım.
Son durum;
Çözüme ulaşamadım. IIS’i bilgisayardan kaldırsam (Windows özellikleri aç/kapat) bu kez de visual web developer kullanamam.
Yoksa sorunu yanlış mı tanımladım? Bu yüzden yanlış çözüm yolları mı denedim? (bilimsel araştırmada bilimsel süreçler dersine geri dönerek hipotezimi değiştirmeliyim.
Ayrıca şu anda joomla için yapmam gereken ödevi yapamıyorum.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ OLAN VAR MI?

10 Aralık 2008 Çarşamba

Mutlu Bayramlar!!

Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, kurbanlık hayvanların sesleri, bir telaş bir koşturmaca. 

Köprü hep kalabalık, bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. 


Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... 
Kısa bir süre için hayatı durdurun. Mutlu bayramlar...

Bu aralar RSS'lerim birikti, blog yazısı yazamadım, itp sayfamı  pek güncelleyemedim. Dersler, BTK için koşturma falan derken bir de baktım, bir çok işi yapamamışım.

Yukarıdaki neden bloglayamadığım ile ilgili yazıyı normalde yazmam, ama buradan şu konuya değineceğim. Birikmiş RSS'leri okurken, birkaç blog'ta aynı durum söz konusu...
Ne zamandır yazamadım, uzun zamandır yeni yazı giremedim vb. 
Bu tip yazılara gerek olmadığını düşünüyorum. Tabiki bir işiniz var ki yazmadınız, çünkü insanların meslekleri var, yapması gereken işleri var, blogdan uzak kalması ya da bloglayamaması çok normal. Bir de nedense bu tip yazılar beni o blogları okumamaya yöneltiyorlar...

Yine aklıma takılan konuyu yazdıktan sonra, 
Herkese mutlu bayramlar dilerim....

Konu ile alakalı/alakasız bir not:
Yukarıdaki bayram mesajında ne kadar su böreği de yazsa buralardaki bayramın vazgeçilmez sabah yemeği keşkek ve çörektir. Tavsiye ederim... :)

14 Kasım 2008 Cuma

Üniversite ve öğrenciler + farklar…

Blog profilimde de yazdığım gibi 19 Mayıs üniversitesi Bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi bölümü öğrencisiyim. Yani Anadolu Üniversitelerinden birinde okuyan mezun olunca öğretmen olacak bir öğrenci…


Şimdi farklı bir açıdan bakalım. Böte de okuyan ama mezun olduktan sonra sadece öğretmenlik değil, bilişim dünyasına girmişken, bilişim alanında daha büyük işler yapmak isteyen bir öğrenci (bunları kendim için değil, benim gibi olan arkadaşları göz önünde bulundurarak yazıyorum).


Birinci durumdaki gibi kalmayalım, üniversiteye lise gibi sadece gidip gelmeyelim, biraz daha alanımızda sosyal olalım diye Bilgisayar ve Teknoloji Kulübünü kurduk. Bu konuda gerçekten hevesli, bir şeyler yapmak ve başarmak isteyen arkadaşları bir araya toplayıp, bir şeyler başarmaya çalışacağız. Ama bu konuda bazen zorlanıyoruz, birçok öğrenci niye bunu yaptınız gibi tepki veriyor bize. Anlamadığım ve bu yazıyı yazma sebebim budur. Bir insan neden kendi alanında sosyal olmak ister? Bilgisayar alanında birkaç etkinlik yapmaya çalışmak ders kolik olduğumuz anlamına mı gelir? Tabii ki mezun olunca öğretmen olacağız. Bu yüzden etkinliğe katılmamıza gerek yok mu? Yani öğretmenlik 4 yılda sadece üniversiteye gidip orda verilenlerle emekli olana kadar yetinmek anlamına mı geliyor? Peki, bu öğretmenler kendilerini geliştirmezse bu bozuk diye yakınılan eğitim sistemi daha da bozulmayacak mı?


Diğer takıldığım nokta, biz üniversitede neden öğretmenlik yaparken kullanmayacağımız bilgileri öğreniyoruz? Peki, üniversitenin akademik yönü? Yani bize akademik alanda katacaklarını unutmuş olmuyor muyuz? Bu yüzden derslerde yakınmak nedendir anlayabilmiş değilim? Peki, bu yakınanlar neden bir şeyler başarmak isteyen öğrencileri düşünmezler? Onlar basit şeyleri öğrenip bırakmak istemiyorlar, iyi birer akademisyen, programcı ya da web tasarımcısı olmak arkadaşlara yazık değil mi?


Yazarken biraz daldan dala atmış gibi oldum ama bunun gibi takıldığım birçok nokta var. Mesela bu sadece benim gözlediğim kendi bölümüm (OMU Böte) için mi böyledir (öğrenciler açısından)? Yoksa birçok bölümde de aynı durum var mı?


Yazmadan geçemeyeceğim, kendini geliştirme konusunda hevesli, girişken ve sosyal arkadaşlara kolay gelsin. Yukarıdaki düşünce tarzından uzaklaşarak bir şeyler yapma çabası gerçekten zor. Biz de Bilgisayar ve Teknoloji kulübü olarak daha aktif ve sosyal öğretmen adayları yetişmesini sağlamaya çalışacağız.

11 Kasım 2008 Salı

Google Aramaları :)

Google arama sonuçlarından bloguma ulaşan internet kullanıcılarına ve (eğer varsa) blog yazılarımı takip eden herkese teşekkürler.
Google aramalarından dikkatimi çeken bir kaç sorguya cevap vermek istiyorum:
blogger da fona müzik koymak: Bunu yapabilmeniz için dinletmek istediğiniz müziği interntte bir yerlere yüklemeniz gerekir. Ya da http://muzicons.com/ adresinden müziği yükleyerek, renk ve ikon seçtikten sonra verilen kodu blogger sayfana ekleyerek bloguna müzik ekleyebilirsin. Ama bu durumda bloguna eklediğin bölüme ziyeretçiler tıklayarak müziği dinleyebilirler.

facebook sayfam açılırken müzik çalsa: (facebook sayfamda müzik çalsın) facebook daha böyle bir şey yapamıyor. Profil şarkısı ekleyebiliyorsunuz ama sayfa açılırken müzik çalma olayına hiç rastlamadım.
omu böte radyo: Omü Böte'den arkadaşlar bir radyo açmışlar, arama yapan arkadaş onu arıyor tahminimce. Ben adresi yazayım. http://radyo.boteki.com/ Yanlız radyo flatcast tabanlı olduğu için radyoyu dinleyebilmeniz için ufak bir yazılım indirmeniz gerekebilir.

formüllerle internet yapma : Arama yapan kişinin HTML den bahsettiğini düşünüyorum. İnternet sayfalarının temeli HTML dir. HTML, zengin metin işaretleme dili anlamına gelir. HTML diye google da arama yaparsanız istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz.
Ayrıca biz ona formüllerle internet yapma değil, HTML ile web tasarımı yapma ya da web sitesi nasıl yapılır diyoruz.

1 Kasım 2008 Cumartesi

Techno-KA'08



Samsun Karadeniz'in en büyük şehri olmaktan öte, aynı zamanda Karadeniz'in dünyaya açılan kapısıdır. İşte bu kadar önemli ve stratejik bir bölgede olan Samsunda 14. Samsun Ekonomik İşbirliği Fuarı kapsamında ilk kez Bilişim ve Teknoloji Fuarını yapmanın onurunu yaşıyoruz. Teknolojideki gelişmeleri sadece sanal ortamdan izleyebilen büyük bir kitleye teknoloji ile tanışma şansını vermek bizleri ayrıca gururlandırıyor. Yöre halkına bu imkânı sunacak olan Techno-KA'08 Popüler Teknoloji ve Bilişim Fuarı, bu yıl 30 Ekim – 02 Kasım 2008 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Fuar, Samsun'un çevre illerinden ve tüm Karadeniz ve iç Anadolu'dan 50 bini aşkın ziyaretçiyi bir araya getirerek benzersiz bir sinerji yaratacaktır.
Techno-KA da bu şekilde tamınlanıyor.




Bizde Samsunda ilk kez teknoloji fuarı açılmış dedik. Gittik, gezdik gördük.
Güzel bir fuardı. Bİlmediğimiz şeyleri öğrendik. Bazı ürünler için samsunda nerelerden bilgi alabileceğimizi gördük.  Birçok broşür aldım.


OMÜ Planetaryum Standında Planetaryum ile ilgili bilgi aldık. 
Eğitim programlarından Vitamin'in demosu vardı. Demodan görebildiğimi kadarıyla güzel bir eğitim programı. Ama Burada dağıtılabilir bir demo olsaydı ya da programı orada biraz olsun kullanabilseydik içerikleri görebilseydik daha iyi olurdu.
Bu resimlerde İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün standından. Bu standa bize intel eğitim programı kitaplarından verdiler. Bunun için çok teşekkür ederiz.



OMÜ Enerji Kulübü


Enerji Kulübü'nün Güneş enerjisi ile çalışan araba projeleri varmış. Okuduğumuz üniversitedeki bu gibi bir projeden haberimiz yoktu. Bu fuar sayesinde bundan haberimiz oldu.






Enerji Kulübü'nün de Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü'nden haberi yokmuş.
Kısaca bilgilendirelim;
Biz Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğrencileri olarak, Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü'nü kurduk. BTK(Bilgisayar ve Teknoloji Kulübü) Kurulmadan önce Bilişim Kulübü vardı ama faaliyet yapılmadığından dolayı kapandı. Biz ise yeniden bir kulüb kurduk. BTK olarak bu yıl etkinliklerimize başlıyoruz. Şimdiden bir haber. Yakında ilk etkinliğimiz olcak. :)
Kulübümüzün kalıcı ve uzun süreli olmasını dileriz.


Samsun'da güzel bir fuardı. Tekrarlanmasını, sürekli olmasını dileriz. Seneye yine görmek isteriz.
Teknolojinin sadece online kalmadığını, yaşamada yansıdığını görmek güzeldi.


Eksiklerini ilk olduğu için görmezden gelmek gerekir. Gelecek yıllarda daha iyi olması dileğiyle... :)

28 Ekim 2008 Salı

Neden öğretim teknolojileri var?

Öğretim teknolojisi, öğrenme-öğretme ortamının en etkin şekilde düzenlenmesi için gösterilen sistematik ve planlı etkinlikler bütünüdür.

Peki öğrenme – öğretme ortamında teknoloji kullanılmasına ne gerek var?
Sınıf ortamının öğrenme de büyük etkisi vardır.  Bir konuyu öğrenmek için, onu duymak, görmek, katılmak, onunla ilgili sorular sormak ve yapmak yaşamak gerekir. Sınıfta teknoloji kullanılması ile anlatılan konu daha daha verimli hale getirilebilir.
Biraz daha ayrıntılı bir örnek vermek gerekirse;

İngilizce dersinde listening bölümlerini teyp, televizyon, ya da bilgisayar kullanarak çeşitli podcast, radyo yayını, ya da kaset dinlenerek dersin anlatılması.

Biyoloji dersini, tepegöz ya da projeksiyon aleti kullanarak derste anlatılan biyolojik yapının resimleri, mikroskop görüntüleri, eğitim yazılımı ya da eğitim içerikli bilgisayar oyunları ile desteklenerek anlatılması.

İlköğretim 1.sınıfta matemetik öğretimi için animasyonlu sunumlar kullanılması.

Coğrafya dersinde anlatılan bölgelerin özellikleri ile ilgili resimlerle öğrenciye tanıtılması.

Öğretim teknolojisi, araç kullanılsın ya da kullanılmasın, bireylerin davranışlarında ve öğrenme çıktısında meydana gelecek değişikliği sağlamak için öğrenme ortamında yapılan düzenlemelerdir.

Öğretim teknolojileri ne için vardır?
Öğretim teknolojileri, öğretimsel sistemleri tasarlamak, hazırlamak,  nasıl kullanıldığı konusunda bilgi verebilmek, yaygınlaştırabilmek için vardır.

Bu öğretimsel sistemleri tasarlamak ve hazırlamak genellikle eğitim teknologunun görevidir.
Nasıl kullanıldığı konusunda bilgi vermek bilgisayar öğretmenlerince yapılmalıdır.
Bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi bölümü öğrenci ve mezunlarının yapması gerekenlerden birisi öğretim teknolojileri doğru kullanabilmektir.



Konu ile ilgili sayılabilecek not:
Bilgisayar ve öğretim teknolojileri olarak 3 yıl içinde öğretim teknolojisi ile ilgili öğrendiğim şeyler bunlardır. Eksik anlatım ve bölümleri olmakla beraber, bu bloga Google sorguları souncunda gelen bir soruyu kendimce cevaplayabilmek için yazılmıştır.

24 Ekim 2008 Cuma

Youtube açılmış, mı acaba?

Yaklaşık mayıs ayından beri kapalı olan youtube'a bugün bağlanabildim. Biraz tesadüfi oldu, bir sayfa açtım ve bir youtube videsu. Sonra www.youtube.com adresini ziyeret ettim, kırmızı puntolu yazı gitmiş. Ama bunun sebebi şu anda farklı DNS ayarları kullanmam olabilir, ya da gerçekten youtube açılmış olabilir. Ama bir kaç siteyi ziyaret ettim ve böyle bir habere rastlamadım. 
Youtube kapandığından beri böyle haberlere çok rastladık. Bazzen DNS değiştirerek bağlanabildik, bazen ktunnel, vtunnel kullanarak. Neyse bakalım, otomatik ayarlara döndüğümde açık olacak mı?

16 Ekim 2008 Perşembe

Bilim Tarihi Dersi

Bilim Tarihi dersi için kullanacağımız kitabın içindekiler bölümü aşağıdadır. 



Bilim Tarihi

Colin A. Ronan

Çeviri: Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu 
Prof. Dr. Feza Günergur

Sayfa Sayısı: 612
Boyutları: 19 x 24 cm 
ISBN 975-403-275-0

İçindekiler
TÜBİTAK Başkanı'nın Sunusu  
        
Giriş
                                     
BÖLÜM I
Bilimin Kaynakları
5

BÖLÜM II
Eski Yunan'da Bilim
65

BÖLÜM III
Eski Çin'de Bilim
137

BÖLÜM IV
Hindistan'da Bilim
207

BÖLÜM V
İslam Medeniyetinde Bilim
223

BÖLÜM VI 
Roma'da ve Ortaçağ'da Bilim
273

BÖLÜM VII
Rönesans'tan Bilim Devrimi'ne
301

BÖLÜM VIII
On Yedinci ve On Sekizinci Yüzyıllarda Bilim
373

BÖLÜM IX
On Dokuzuncu Yüzyılda Bilim
465

BÖLÜM X
Yirminci Yüzyılda Bilim
533

Teşekkür ederim
587 

Kaynakça
589

Dizin
591


Yukarıdaki numaralar sayfa numaralarıdır. 

14 Ekim 2008 Salı

Uzaktan Eğitim

Böte ders programı kapsamında bulunan Uzaktan eğitimin temelleri dersini almaya başlamışken, şuradaki haber dikkatimi çekti.

Sakarya Üniversitesi internet tabanlı uzaktan eğitim lisans programlarını başlatmış.  Bilgisayar mühendisliği, endüstri mühendisliği ve insan kaynakları yönetimi lisans programlarında eğitim verilecekmiş.

Uzaktan eğitim:Farklı ortamlarda bulunan öğrenci ve öğretmenlerin,öğrenme-öğretme faaliyetlerini, iletişim teknolojileri ve posta hizmetleri ile gerçekleştirdikleri bir eğitim sistemi modelini ifade eder.